gizemli's profilegizemli gölköylüPhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    June 22

    Konuşulan konu as

     

     

      
    Myspace Clocks, Video Clocks at WishAFriend.com
    March 22

    KADIN NE İSTER??

               kalbimin neresini acıtır,içimde nasıl bir yere dokunur bu cümleler, bilmiyorum.  ancak, çogu insan için, sıradan basit ve önemsiz görünen, üstünde düşünmeye bile gerek  duyulmayan kücücük olaylar, başka birisi için nasıl önem taşımaktadır? daha önemlisi, bir kadını mutlu etmek aslında ne kadar kolaydır. sonu-izim olabilecek kadar önemli bir soru olan, üstünde filozofların yazılar yazdıgı, erkeklerin bir türlü bulamadıgı, dünyanın en büyük sorusu şudur  KADIN NE İSTER   cevabı her kadına göre deyişiklik göstersede, ortak bir noktada buluşmak mümkündür.  kadın çook basit şeyeler ister.  öncelikle şefkat ister,başı okşansın, gözlerinin içine bakılsın ister.
    sevildiyini hissetmek ister,  sevipte göstermemeyi  erkeklik sayanlara  anlam veremez,, kurcalar, didikler,   sevildiyini gösteren ip ucları arar,bulamassa sıkıntı verici diye  nitelenen talepleri olur.   :: erkeklerin istekleri hiç bitmiyor;; diye sızlanmalara sebep olantaleplerin altında yatan önemli nokta budur.
    tavırlarından anlayamadıgı zaman, sevildiyine inanamak için  ,kendini tatmin edecek başka yollar arar, bu istekler yerine gelince ikna olur,
    Aslında, yinede  ikna olmaz, çünkü o çok daha basit bir sorunu gerçek cevabı peşindedir,    SEVİLİYOR?? MUYUM..?bunların dışında bir şey daha ister, güven duymak, güven bir kadına verilebilecek en büyük hediyedir. erkek ,  sevdiyi kadına güven duygusu yaratmayı başarmışsa, sonsuza kadar onun mutlulugu için çırpınan bir kadına sahip olmuş demektir, güven denildiyinde sadece akla aldatmak  gelmemeli, , kadının sevdiyi erkeye duymak istediyi güven biraz geniş konuları kapsar, her şartta, erkeyinin yanında olabileceyini,, ona destek vereceyini bilmek güvendir, bir kedi gibi sokulup,koynunda, başını gögsüne yasladıgında, hissettiyi duygu , güvendiri .
    çevresinde sosyal ortamda, eşinin dostunun yanında karısını yücelteceyine duydugu inanç , güvendir,.. konu uzayıp gider.
    kadın sevdiyi adamı hep yanında ona sahip çıkacak, kollayacak ve koruyacak olduguna, sevgisine bedenine, yaşanmışlıklarına, ihanet etmeyecek olduguna duydugu inanç  ihtiyacının adı :::::.GÜVENDİR::::
    Yazdım en azından bu cesaret var ben de bir erkek olarak hemcinslerime duyurulur Göz kırpma
    July 31

    nerelere geldik unutulmamalı?

           

    HAVACILARIMIZ

    Konuşulan konu Bir kadın gittiğinde...

     

     

    Bir kadın gittiğinde...

     

                           Kadınlar giderse..

    kadin

     

    Kadınlar giderse..

    Kadınlar gittiklerinde, arkalarında daha büyük boşluklar bırakırlar.

    Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde yetim-öksüz kalan çok olur.
    Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler... Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar.

    Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların.

    Sık sık boynunu büker sarıkız.

    O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz, değerini kimse anlayamaz krom hac tasının.
    Balkon artık sessizdir, koridor kimsesiz.

    Hep böyle olur; bir kadın gittiğinde; övgüler, uyarılar, yakınmalar, dualar yetim kalır.

    Kapı eşiğindeki "Dikkat et" duyulmaz, annesi gitmiştir "Geç kalma"nın.

    Kadınlar, arkalarında büyük boşluklar bırakarak giderler.
    Bir kadın gittiğinde pek çok kişi gitmiştir aslında.

    Ve bir kadın gittiğinde pek çok yetim bırakmıştır arkasında.

    Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci...

    Bir anne gider...

    Bir dost...

    Bir arkadaş...

    Bir sevgili...
    Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde...

     

    April 12

    Konuşulan konu KANAR_YARAM tek aşkımdın

    DSC_0002 copy 

    KANAR_YARAM




    Bir günah isledim bin af diledim
    Üstünde durmasan ne kaybederdin?
    Hemen her firsatta bir tokat gibi
    Yüzüme vurmasan ne kaybederdin?

    Neyin eksilirdi beni affetsen ?
    Ne vardi kalbimi tekrar fethetsen !
    Ne olur birazda bizden bahsetsen
    Hep onu sormasan ne kaybederdin?

    Evli olmasakta keyfe kederdi
    Gönül nikahimiz bize yeterdi
    Seytana uyupta bu kadar derdi
    Basina sarmasan ne kaybederdin?

    Yakami tutmasan yargilar gibi
    Ahiret gününde sorgular gibi
    Her yerde hatami sergiler gibi
    Önüme sermesen ne kaybederdin?

    Üstüme gelmesen sikana kadar
    Üzmesen canimdan bikana kadar
    Dag gibi sabrimi yikana kadar
    Dilini yormasan ne kaybederdin?







                   İŞTE BÖYLE SEVDİM

    Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni
    gören.
    Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka
    yerde
    olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın,
    orada kalmalıydın. çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu
    kadar
    kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden
    ne
    ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.

    Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım
    seninle. çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin
    renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin
    pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın
    bir
    ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize
    tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.

    Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar
    gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En
    kızgın,
    en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana.
    İçimdeki
    sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi
    ve
    ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey
    olduğunu anladım seninle...

    Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk
    yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden
    tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi.
    Menzil
    sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok
    edebilirdim.
    Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana
    ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen
    girebilirdin.

    Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı,
    gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,
    olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da.
    Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni
    ve o
    doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu
    zaman.
    Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni
    yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.

    Seni severken yorulmadım. çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün
    yenilendim.
    Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
    Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.

    Sevdim işte ötesi yok...


    Kanattin yarami günbegün desip
    Paramparça oldun gözümden düsüp
    Çilgin seller gibi haddini asip
    Üstüme varmasan ne kaybederdin?

    Hiç sansin kalmadi dönsende geri
    Yitirdin verdigim bütün degeri
    Askina emanet ettigim yeri
    Bu kadar kirmasan ne kaybederdin?


     006.gif


    December 10

    hakiki sevenler işte böyle olur

      üniversite ögrenciliyi  boyunca süren  arkadaşlıklarından   sonra iş  hayatına atılır atılmaz  evlendile. evliliklerinin daha ilk ayında bu işin hiçte hayal ettikleri gibi olmadıgını anladılar. evlilik zordu aama sürdürmek dahada zordu aslında aralarında sevgi problemi yoktu. son zamanlarda  o kadar sık olmasada  evlenmeden önce birbirlerini görmeden bir gün bile geçirmiyolardı.ama şimdi kücük bir söz ufak bir hadise, kavga etmelerine yetiyodu  aslında henüz evliliye ısınamamışlardı. her ikisininde  saygı duydugu okulda hocaları olan bilge bir profösöre  gittiler. onun ne söyleyeceyini çok merak ediyorlardı.  hocaları her kisini dinledikten sonra,  bahcenize bir fidan dikin.. eger bu fidan üç ay içinde kurursa boşanırsınız. kurumazda büyürse bir daha aklınızdan bile gecirmeyin.  birde bu süre icinde ayrı  ayrı odalarda yatacaksınız, dedi bu ilginç fikre şaşırmalarına ragmen uygulamaya kara verdiler. ertesi gün bir meyve fidanı alıp bahceye diktiler  dikkat  BURAYA  aradan bir ay gecti bir gece bahcede karşılaştılar her ikisinin elindede içi su dolu birer bidon vardı  ne diyosunuz  bu işe   benim yazdıklarım   alıntı deyidir anlayana yazarım18[1]rose2004kedi[1]killi_suratDSC_0002 copy
    December 08

    aş ve ihanet

     onu delice sevmiştim-bir süre sonra evlendik ve beraberce  mutlu bir hayat yaşamaya başladık.ancak bir akşam eve sırılsıklam geldi*-çünkü şiddetli bir yagmur yagıyordu ertesi gün öksürmeye başladı. birhafta kadar öksürdüve yataga düştü.doktorlar gedi recteler yazıldı.anca ne yapıldıysa ateşi düşürülemedi. bir gün  ÖLDÜ o.evet.oöldü.  sonrada bir cukura gömdüler onu eve döndügümde her şey bana onu hatırlatıyordu delirecek gibiydim. bu yüzden bi süreliyine seyahata cıkmayı uygun gördüm eve döndügüm zaman yine bir hüzün çöktü içime.hemen onun mezarına koştum onun sade mezarını buldum,üzerinde şu sözlerin yazılı oldugu bir mermer vardı sevdi sevildi ve öldü orada,aşagıda çürümüş ne korkunç** alnımı topraga koyup  agladım ve uzun bir süre öylece kaldım hava kararınca içimde ogeceyi orada geçirmek gibi delice bir istek belirdi bekciye gürünmemek icineski mezarların oldugu bölüme kadar yürüdüm ve gizlendim.hava iyice karardıktan sonraonun mezarını aramak icin  yola koyuldum. gece zifiri karanlıktı.korkmaya başladımbi süre sonra yoruldum ve birmermer parcasını üzerine oturdum az zaman gecti veya gecmedi mermer kımıldıyor gibi geldi bana  hemen karşı tarafa atladım. sonra terk ettiyim taşın yukarı kalktıgını gördüm sonra ölü ortaya cıktı. cıplak bir iskelet, eyik  sırtıyla taşı yukarı itiyordu.hava zifiri karanlık oldugu halde onu oldukca net gördüm. taşın üzerinde şöyle yazıyordu burada kırk yaşında ölen hacı karalı yatmaktadır ailesini severdi nazik ve saygı degerdi ve allahın lütfuyla öldü ölü adamda mezar taşına yazılı olanları okudu sonra yolda bir taş aldı küçük sivri bir taş  ve harfleri dikkatle kazımaya başladı.bunları yavaşca yok etive gözlerindeki boşluklarla kazımış oldugu yere baktı sonra bir zamanlar işaret parmagı olan kemigin ucuyla şunları yazdı*** burada kırk yaşında ölen hacı karalı yatmaktadır,,-*zalimdi babasını öldürdü.*- cünkü mirasa konmak istiyordu   karısına işkece etti cocuklarına acı cektirdi komşularını aldattı soyabildiyi herkesi  soydu   ve sefil bir şekilde öldü.,*- arkamı dödügümde bütün ölülerin mezarlarda cıktıklarını ve mezar taşlarındaki yazıları deyiştirdiklerini  gördüm ---***..  aklım birden karımın mezarı geldi oradan hızla uzaklaşarak  onun mezarını aramaya başladım nihayet onun mezarını buldum.. KEŞKE BULMAZ OLAYDIM-*.BİR SÜRE ÖNCE.,-SEVDİ SEVİLDİ VE ÖLDÜ.,-YAZILI OLAN MEZAR TAŞINDA  ŞUNLAR YAZIYORDU KOCASINI ALDATMAK İCİN BİR GÜN YAGMURDA DIŞARI CIKTIGGINDA ÜŞÜTTÜ VE ÖLDÜ..,,--anlatıldıgına göre  beni,sabahleyin mezarın üzerinde baygın bulmuşlar  ...,,,--**BUNUN YÜZDE DOKSANINI YAŞADIM AMA YIKILMAK YO HAYAT UZUN  HE DEYİNCE ÖLÜNMÜYORKİ  YENİ UFUKLARA YELKEN ACMAK LAZIM DERİM

    kendin ol

      ormana canlılık getirmesi  için aslanın emriyle bir şarkı yarışması düzenlenir kazananlar ömür boyu hiç bir hayvan tarafında rahatsız edilmeyeceklermiş eşek adaylardan biriymiş ve şarkısına başlamış ondan başka herkes kulaklarını kapamışlar bilge ve anlayışlı kaplumbagadan başka  hic kimse onu alkışlamamış sırayla bütün hayvanlar hünerlerini göstermişler sıra bülbüle geldiyi zamanKırmızı kalpgüle olan aşkını simgeleyen bir ezgi söylemiş o an bütün ormanı bir hüzün kaplamışKırmızı gülhekes bülbülün birinci geleceyini düşünürken papagan sıranın kendide oldugunu söylemiş ve kendinden önce sahneye cıkan bülbül başta olmak üzere bütün hayvanlarınnefis bir taklitini yapmış onun bu becerisi aslanında cok hoşuna gitmiş tam papgan birinci secilecekken yaşlı bilge kaplımbaga şöyle diyerek itiraz etmiş sevgili kralım** biliyorsunuzkibu yarışmaya herkes kendi sesiyle katılacaktı oysa biz papaganın kendisesini dileyemedik birde kendi sesinden bir şarkı dinleyelim   ancak papagan  başkalarını taklit etmekten kendi sesini unutmuş ve hic bir şey söyleyememiş böylece bülbül birinci  secilmiş